Lizbon’da Bir Gün

Geçmişte yabancı  konuklarımla Sultanahmet’i   gezdikten sonra  vakit varsa Ortaköy’e gelirdik. Dünyada içinden deniz geçen tek şehrin istanbul olduğunu söylerdim. Nefes kesici manzara karşısında  etkilenmemeleri mümkün değildi. Grubun içindeki bazı Portekiz’li konuklarım İstanbul’un Lizbon’a çok benzediğini söylerlerdi. Bu dialoglar bende hep Lizbon’a karşı bir merak uyandırmıştır.

Alfama
Alfama

2015 yılınının sonlarına doğru THY nin direk seferiyle Lizbon’a gitmek kısmet oldu. Lizbon’a ulaşınca hemen bir taksiye atlayıp eski kent merkezi Alfama’daki dar sokaklar, eski Lizbon evleri arasındaki otelimize ulaştık. Alfama Lounge Suites http://lisbonloungesuites.com/ tarihi bir bina restore edilerek otele dönüştürülmüş. En önemlisi Alfama da ve Lizbonu, Fado’yu hissedebileceğimiz mekanlara çok yakın.

IMG_7891

Atlas okyanusuna açılan Tejo Nehri kıyısında  bulunan Lizbon’un 25 Nisan köprüsü  ve manzarası ile İstanbul’u  ve boğaz köprüsü’nü az da olsa çağriştırdığına şahit olduk. Şehrin istanbul gibi 7 tepe üzerinde olması da başka bir benzerlik. Kaşifler anıtı, Belem kulesi, Jeranimos Manastırı, Vasco de Gama’nın mezarını görüp Augusto Caddesi’nde gezdik. Alfama’nın renkli sokaklarında tramvay keyfi yaptık.

11253921_866810400083031_8195540563326340892_n

Sonra ver elini portekiz’in en meşhur tatlısı ”Pastis de Nata” tatmak için Belen Pastanesi’ne. Kapıda  inanılmaz uzun  bir kuyruk. Pastis de Nata aslında Portekizlilerin en sevdiği tatlı ancak Belen Pastanesi’nin ününden dolayı ”Pastis de Belen” olarak adlandırılmaya başlanıyor. Pastane 1837 yılından beri açık. Her gün onbinlerce pastisin satıldığı pastanenin içinde yapılışını izleyebilirsiniz.

Pastis de Belen
Pastis de Belen

Lizbon’a kadar gelip de Fado dinlemeden gitmek olmaz. Fado kelimesi köken olarak keder anlamına geliyor. Portekiz denizci bir ulus olmuş tarih boyunca. Denizci  sevgililerini deniz aşırı ülkelere gönderen Portekiz’li kadınlar hasretlerini özlemlerini aşklarını üzüntülerini bu şarkıları söyleyerek dile getirmişler.  Fado’yu dinlerken bu hüznü bu aşkı  sevgiyi ve çoşkuyu derinden hissediyorsunuz. Geleneksel fado mekanlarında şarkıyı seslendiren fadoiste, Portekiz gitarı ve klasik gitar eşlik ediyor. Bizde tek gecemiz olduğu için fado geleneğine  tanık olmak istiyoruz. Günler öncesinden rezervasyon yaptırdığımız Clube de Fado da yerimizi alıyoruz.  www.clube-de-fado.com

İlk fado sanatcısı sahnede yerini aldığında ortam birden sessizleşiyor. Fado dinlerken yüksek sesle konuşmak falan pek hoş karşılanmıyor. Fado şarkıcısının sesi bir anda ortama ağırlığını koyuyor.

Portekizli bir arkadaşım fadoyu bize şöyle tarif etti. Hüzün tenceresine 2 tutam umut biraz keder ekleyip kaynatırken üzerine biraz aşk mutluluk ve  tutku serpiştirin. Bunu yaparken tavada ısıttığınız ağıtları  ve özlemleri yavasca  ekleyin.  Sonra hafif ateşte pişmeye bırakın hepsini. Yanınada bir Porto şarabı açın Porto Şarabı yoksa bir testi sangria da eklenebilir. İşte lezzetli bir fado tarifi size.

Fado Müziğinin gelmiş gecmiş en ünlü yorumcusu 1999 senesinde kaybettiğimiz Amalia Rodrigues. 23 Temmuz 1920 de Lizbon da doğan müzisyen 1940 larda ünlenmiş 1950 ve 60 lı yıllarda Fado müziğini tüm dünyaya çıktığı turnelerde hem tanıtıp hem sevdirmiş. Kendisine ‘’Fado’nun Kraliçesi’’ ve ‘’Portekizin Sesi’’ ünvanları atfedilmiştir.1986 yılında Aspendos da da sahne alan sanatcıya bir gazeteci sormuş bunca yıl sesinizi nasıl korudunuz? Düşünmeden cevap vermiş Amalia Rodrigues ‘’Sesim beni korudu’’

Fadistalar  sırayla sahnede yerini alırken her sanatcıyla beraber ortam daha da ısınıyor.Club de Fado aynı zamanda restoran Bir taraftan Yemeklerde geliyor. Gecenin ilerleyen saatlerine kadar  Farklı müzisyenler ve fadistalar sahne alıyor.

Fado’nun iki türü var. Portekiz’in Lizbon Fado’su ve  ve Coimbra Fado’su. Coimbra’nın sade bir tarzı varmış. Ancak yaygın olarak söylenen  Lizbon fado’su.Klasik fado bir Portekiz gitarı ve bir klasik gitar eşliğinde tek bir şarkıcıyla sahne alıyor. Modern fado ise  daha farklı enstrumanlar  hatta orkestrayla bile söyleniyor. Lizbon da  modern fado birçok ünlü müzisyenin icra ettiği popüler bir müzik dalı.  Ancak fadonun popularitesi Portekiz’i uzun yıllar dikta rejimiyle yöneten Salazar’ında işine yaramış. 3F (Futbol, Fiesta, Fado) olmasaydı Portekizi uzun yıllar yönetemezdim demiş.

Fado gecesinin ilerleyen saatlerinde en son tatlımızı tadıp  aklımızda kalan fado ritimleriyle Alfama’nın dar sokaklarında çakırkeyif  otelimizin yolunu bulmaya çalışıyoruz. Hissiyatmı ? Biraz mutluluk, biraz çoşku, biraz hüzün, biraz keder, biraz umut. Hayatta bu değilmi zaten?

Lizbon 2015

IMG_7919

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s