Bari Bari’ye gidek

Epeydir bir yere gidemedik. “Bari Bari’ye gidelim” deyip uçak biletlerimizi alıyoruz. Thy’nin direkt seferi ile İtalya çizmesinin güneyinde, topuk kısmında bulunan Puglia bölgesinin önemli şehirlerinden  Akdeniz’e sahili olan  Bari’ye ulaşıyoruz.

İtalya’nın Roma, Floransa, Venedik gibi şehirleri çok güzel ve tarihi destinasyonlar. Aynı zamanda bu destinasyonlar çok sayıda turisti ağırlıyorlar. Kafeler, restoranlar, dükkanlar hepsi turizmin ihtiyaçlarına ve turistlere yönelik kurgulanmış.

Ancak Bari her şeyiyle yaşayan bir İtalyan şehri. İtalyan kültürünü burada Bari’de keşfededebilirsiniz. Sokağın bir köşesinde  Roberto amcanın berberi, başka bir bir köşede  Sylvia teyzenin terzisi diğer köşede Laura ablanın çiçekçisi, Antonio abinin kendi yaptığı pastırmaları sattığı şarküterisi ile  yaşamın yavaşça ama kendiliğinden aktığı bir şehir. Sokakları gezerken Ricardo amcanın  kahvehanesinden gelen yeni çekilmiş espresso  kokusunu içinize çekip,  Francesca teyzenin fırınından yeni çıkmış kruvasanların tadına da bakabilirsiniz.

Hatta Bari Vechio’ da gezerken kendi evlerinde ravioli, spagetti ve taze makarna yapan anneannelerin mutfaklarına bir göz atmak ve bu lezzetli taze makarnaları evlerin önündeki tezgahlardan satın almak bile mümkün.

Başka bir köşede tarihi tiyatro binasının ve önünde bir oyunun galasına ya da bir konsere gitmek için sırada bekleyenlerin oluşturduğu kuyruğu veya tarihi sinema binasının önünde buluşan sevgililerin coşkusunu görmek de mümkün. Bari İtalyan gündelik yaşantısını doğrudan, katıksız tecrübe edeceğiniz bir şehir.

Şehirde gezip, hareketi takip ettiğiniz zaman ayaklarınız sizi doğal olarak şehrin Pera’sı Aldo Moro caddesine getirecek. İstiklal caddesi kıvamında olan bu bölgeyi gezerseniz soluklanmak için Di Giardini Piazza Umberti  bahcesinde bir mola verebilirsiniz. Bu bölgedeki her kafede İtalya’nın en lezzetli kahvelerini yudumlayabilirsiniz. Ardından Bari Centrale istasyonunda birkac fotoğraf çekip civardaki pizzacılarda deniz ürünlü veya bölgeye has burrata peynirli gerçek İtalyan pizzalarının tadına aperol spritz eşliginde bakabilirsiniz.

Bari vechio

Bari’yi gezerken hisettiğiniz en güzel duygu huzur. Gerçekten çok sakin ve huzurlu bir şehir.  İnsanları yardımsever, canayakın. Ne de olsa bir akdeniz şehri. Hava sıcaklığı zannımca İtalya topuğunun en ucunda olması sebebiyle Antalya kıvamında. Sonbahar ve ilkbahar bence ziyaret edilmesi için en iyi zaman. Ancak Bari’nin eşsiz sahillerinde akdeniz güneşinin keyfini çıkarmak isterseniz yaz boyunca gelebilirsiniz.

1. Gün Bari Vechia’yı (old town) gezdik. St. Scolastika icindeki arkeoloji müzesi ücretsiz. Enfes bir seramik kolleksiyonuna sahip.  Tarihe ilgi duyuyorsanız mutlaka görmeniz gereken yerlerden biri. Ardından sahildeki banklara oturup akdeniz güneşinin tadını çıkardıktan sonra   Bari kalesi “Castello Normanno Svavo” görülebilir. İki euro karşılığı kale ve içindeki müzeyi gezebilirsiniz. Ardından tarihi Bari yarımadasının merkezinde yer alan Aziz Nikola Kilisesi’ni görmenizi öneririm.

Aziz Nikola Klisesi

Aslında Bari’de gezerken mutlaka bir şekilde sokaklar sizi Aziz Nikola Kilisesi’ne getiriyor. Aziz Nikola Anadolu kökenli bir aziz. Demre’de doğmuş hayatının büyük kısmı Patara’da geçmiş.

Aziz Nikola Heykeli

Aziz Nikola 6 Aralık 343’te, 73 yaşındayken Myra’da (Demre) ölür ve burada toprağa verilir. Yaklaşık 700 yıl Anadolu topraklarında yatan naaşı,  1087 yılında Barili denizciler tarafından İtalya’ya getiririlir. Bugün kemikleri Bari’de, adına yapılan Aziz Nikola Kilisesi’ndedir.

Tarih boyunca Bari’li denizcilerin sefere çıkmadan önce bu kilisede dualar etmesi bir gelenek halini almış. Noel Baba olarak da bilinen Anadolu kökenli Aziz Nikola hayatı boyunca insanları mutlu etmek için çabalamış. Evlenemeyen genç kızları evlendirmiş. Fakirlere yardım etmiş. Çocukları hediyelerle sevindirmiş. Ancak bunu büyük bir gizlilik içinde yapmış. İnsanlar paranın, hediyelerin ve yardımın nereden geldiğini uzunca süre anlayamamışlar. Hristiyanlıktaki noel geleneklerinin çoğunun kökeni mucizeleriyle de tanınan Aziz Nikola’ya dayanmaktadır.

Aziz Nikola Klisesi

Bari’de yemek için her bütçeye uygun yerler var. Çoğu restoranın menüsü pizza, makarna ve deniz ürünleri ağırlıklı. Hepsi çok leziz . Eğer deniz mahsullerini seviyorsanız tam yerine geldiniz. Denizden babam çıksa yerim denilen bir coğrafyadasınız. Bari’de ilk günümüzde Bari Vechio’ da ki tarihi kalenin karşısındaki Al Pescatore restorana gidiyoruz. Barililerin gittiği deniz mahsullü ağırlıklı bu restoranın en favori tabağı taze ve çiğ olarak servis edilen deniz mahsulleri . Neler yok ki deniz kirpisinden kalamara, istiridyeden karidese.. Biz ana yemek olarak risotto söyledik.  Garsonun bize tavsiye ettiği burrata peynirleri enfesti. Sonuçta mutlu ve gülen yüzlerle restorandan ayrıldık.

Bari’ye gelişimiz 31 Ekim’e denk geldi. Bu tarihte şehirde cadılar bayramı kutlanıyor. Genelde çocukların cadı, canavar veya başka ilginç kostümler giyerek kapı kapı gezip şeker ve harçlık topladıkları bir bayram. Gençler ve diğer yetişkinler daha çok maskeli balolara ve partilere katılıyorlar. Balkabağından gülen bir yüze sahip fener oyuyorlar. Veya şehirde perilerin yasadığına inandıkları ev ve mekanlara geziler düzenliyorlar. 31 ekim aksamı etrafta onlarca cadı kostümlü  genç gördük. Cadılar günü bir karnaval havasında kutlanıyor burada.

2. Gün  sabahtan Bari Centrale istasyonu arkasında bulunan  Largo Sorrentino  otobüs durağından kalkan otobüslerle tek yön kişi başı 4.5 Euro ödeyerek  Arbolebello’ya hareket ediyoruz. Aynı ücreti ödeyerek trenle de ulaşmak mümkün. Mesafe 60km. Yaklaşık bir saat süren bir yolculuktan sonra Arbelobello’ ya varıyoruz. 

Aslında Arbolebello İtalya’daki en ilginç destinasyanlardan biri.  Unesco dünya mirası listesinde yer alıyor. Bölge trulli adı verilen konik çatılı taş evleriyle meşhur. Şehrin Rione Monthi  bölgesinde 1500 den fazla trulli bulunuyor.  Bir sinema dekorunu andırıyorlar. Anlatılanlara göre beş yüz sene önce daha az vergi vermek amacıyla köylüler bu evleri yapmışlar. Çünkü o dönemde bu tür konik yapılar ev olarak değerlendirilmediği için daha az vergi alınıyormuş. Hatta çatılar ve duvarlar harç kullanılmadan bindirme tekniğinde yapıldığı için vergi memurları gelince kolayca yıkılıp daha sonra tekrar inşa edilebiliyormuş.

Arbolebello evleri

Çatıların üzerinde dolunay, hilal, haç vb. hem hristiyanlığa ait hem de hristiyanlık öncesi döneme ait semboller var. Aileler kendi sembollerini çatılara işlemiş. Günümüzde çoğu restoran kafe hediyelik eşya dükkânına çevrilse de evlerin çoğunda insanlar yaşamaya devam ediyor. Taş ev olduğu için yazın sıcak günlerinde içleri gayet serin. Bazıları dikdörtgen, bazıları yuvarlak, bazıları kare şeklinde yapılmış Arbelobello’ da aynı taş tekniğiyle yapılan San Antonio Kilisesi mutlaka görülmeli. Her biri bölgeye has lezzetler sunan restoranları denenmeli. Burası alışveriş severler için tam bir cennet. Ev yapımı makarnalardan seramiklere, zeytinyağından şaraplara kadar geniş bir yelpazede yerel ürünler satılıyor. Sokaklarında kaybolduğumuz peri masalı tadında bir günden sonra otobüsle Bari’ye dönüyoruz.

3. Gün

Polignano güzel bir sahil şehri. Bari Centrale tren istasyonundan kalkan trenlerle ziyaret edilebilir. Bari’den yaklaşık 30 dk. uzaklıkta. Huzur dolu sakin bir yer. Akdeniz kenarında farklı bir yer, gün boyu tembellik yapabilir, sokaklarındaki kafelerinde zaman geçirebilirsiniz.

Bari tren istasyonu

Falezlerinden akdenizi seyredebilir, sosyal medyaya birkaç foto bırakabilirsiniz. Hangi restorana giderseniz gidin deniz ürünleri, özellikle ahtapot, kalamar, karides, midye ve istiridye ağırlıklı menüler, ev yapımı taze makarnalar enfes. İtalyan pizzalarının en lezzetlileri İtalya’nın güneyinde yapılıyor. Pizzacılar hem lezzetli hem ekonomik ayrıca burada ekmek arası ahtapot ve somon epey popüler. Sokak lezzetlerini tatmak isteyenlere kesinlikle öneririm. Gerçek bir gurme deneyimi yaşamak isteyenlere Polignano merkezindeki Antiche Mura restoranı tavsiye ederim.

Antiche Mura

Polignano sokaklarında bol bol mola verin, kafelerine buongiorno deyip girin, kruvasan vb. ile bir kahve, çay için, gelen gideni izleyin.  Anın keyfini çıkarın koşuşturmaya hiç gerek yok. Kasmayın kendinizi. Dolce vita deyip, Polignano’lularla empati yapın.

Polignano

İtalyan şehirlerinde umarım büyük kahve zincirleri açılıp buranın düzenini bozmaz. Küçük İtalyan kafeleri oldukça sempatik ve İtalyan şehirlerine çok yakışıyor.

Polignano’da bir Kafe

Bari’ de dolu dolu geçen birkaç günün ardından güzel anılarla Istanbul’a dönüyoruz ve tüm gezginlere bu güzel destinasyonu öneriyoruz.

Yorum bırakın