Stonehenge

Stonehenge’e ulaşabilmek için Londra’dan günübirlik çıkan turlara katılabilirsiniz. Yol biraz uzunca ancak hiç sıkılmıyorsunuz. Otobüs hem Londra’nın banliyölerinden geçiyor, hem de yolda Bath-spa, Windsor gibi tarihi yerleşimlere de uğruyor. Turlar rehberli. Sabah çok erken vakitte Londra Victoria istasyonu veya Paddington istasyonunda olmanız gerekiyor. Trenle giderseniz aktarma yapmanız lazım. Salisbury’e gelip taksi veya sightseeing bus ile Stonhenge’e ulaşabilirsiniz. Stonehenge girişinde bir enformasyon merkezi var. Burada bir kafe-restoran, hediyelik eşya dükkanı ve ikiyüzelli kadar arkeolojik buluntunun sergilendiği bir müze var. Müzede 5100 yaşında bir briton iskeleti de görmek mümkün. Stonehenge’e enformasyon merkezinden beş dakikalık bir yürüyüşle ulaşılıyor. Stonehenge’i her yıl 1.3 milyon turist ziyaret ediyor.

Salisbury tren istasyonundan kalkan Stonehenge gezi otobüsleri

Stonehenge gizemli bir alan. Avrupa’nın en çok bilinen tarih öncesi anıtı. İngilizler’in neolitik dönemde yaşamış atalarının yerleşim yeri. Arkeologlar her geçen gün bu gizemi çözme konusunda emin adımlarla ilerliyorlar.

Sarsen Taşlar

Tarih boyunca insanoğlu elindeki en önemli kaynağı güneşi esas alarak hesaplamalar yapmış. Güneşin ve ayın hareketlerine göre yaşamını şekillendirmiş. Dinsel, sosyal, ekonomik etkinlikler de gün dönümleri gibi özel günler önem kazanmış. O yüzden Çin’den, Mezopotamya’ya, Anadolu’dan Mısır’a erken dönem tapınakların aynı zamanda göksel olayların gözlendiği mekanlar olduğunu görürüz. Arkeologlara göre belki de sadece seçkin bir rahip sınıfı tarafından bilinen bu hesaplamalar ve öngörüler toplum üzerinde büyü etkisi yaratıyordu.

Stonehenge bugün bile mistik bir görünümde

Stonehenge’in radyo-karbon testleri ile günümüzden 4500-5000 yıl kadar önce yapıldığı ortaya çıkmış. Stonehenge konusunda İngiliz arkeologların farklı görüşleri var. Ancak Stonehenge’in bir tören yeri olduğu çok belli ve arkeologlar buranın kapsamlı bir tören yeri olduğunda hemfikirler. Son yıllarda yapılan kazılarda Stonehenge çevresinde 1500-2000 kişinin sürekli yaşadığı neolitik bir yerleşim de ortaya çıkartılmış.

Stonehenge, yakınındaki Avon nehrine törensel bir yolla bağlanıyor. Kimilerine göre sadece bir tapınak ya da şifahane olarak kullanılmış. Bazı arkeologlara göre bir ticaret merkezi, toplumlar arası değiş tokuş pazarı, tarih öncesi festival alanı, av öncesi ayin ve büyülerin yapıldığı bir yer, düşman esirlerin kurban edildiği bir sunak, gün dönümlerinin anlaşıldığı bir gözlemevi, şifahane, tanrıların taştan sureti, güneş tapınağı. Stonehenge ne olursa olsun döneminin bir mimarlık harikası. Döneminin çok ilerisinde bir bilgi birikimiyle yapılmış.

Taşlar 21 Haziran Gün doğumu güneşine hizalanmış

Stonehenge Mısır piramitlerinin öncesinde yapılmış. Toplam sayıları 165 civarında taş bulunmakta. Dış çemberdeki büyük sarsen taşlar 41 km. uzaklıktan getirilmiş. Ancak merkezdeki mavi dolorit taşların 110 km. uzaklıktan Galler bölgesinden getirildiği tahmin edilmekte. Bu taşların özel bir çekim yaratması için çok uzaklardan bölgeye getirildiğine inanılmakta. Stonehenge yapıldığında insanoğlu henüz metali keşfetmemişti, tekerleği bilmiyordu. Bu kadar ağır taşların çok uzaklardan buraya getirilmeleri apayrı bir gizem.

Sarsen kayaların 41 km. uzaklıktan bu şekilde taşındığı düşünülüyor.

Anıtın ortasında at nalı şeklinde 5 kemer var. Bunlar 40-45 ton ağırlığında ve 7 metre yüksekliğinde sarsen kayalar. Onların çevresinde 2 ve 4 ton ağırlığında mavi dolorit taşlar var. Mavi dolorit taşların çevresinde gene bir kemerli sarsen taş sırası var. Tüm bu taşlar gündönümlerinde, güneşin batışı ve güneşin doğuşuna hizalanmış. Sarsen taşların en tepesinde menteşe çıkıntıları bulunuyor. Üstlerine yerleştirilen lento kemerlerinde ise menteşelerin oturması için oyuklar bulunuyor. Ayrıca lentoların önünde ve arkasında iç içe geçmiş diller ve oluklar var. Bu durum yapının sağlam bir şekilde ayakta kalmasını sağlamış

21 Haziran’da güneşin doğuşu ve 21 Aralık’ta güneşin batışı, tapınaktaki taşların merkezini hizalamakta. Arkeologlar bu tarihlerde ayinler yapılarak ölü ataların ruhlarına sunumlar yapıldığını tahmin ediyorlar. Ne olursa olsun mimari açıdan Stonehenge’in zamanının bir Eyfel kulesi olduğunu iddia edebiliriz. Bu nedenle burdaki etkinliklere çok uzaklardan hatta orta Avrupa’dan ve İskandinavya’dan katılımlar olmuş.

Bir teoriye göre Stonehenge’de kullanılan taşlar doğal bir çekim yaratıyordu. Farklı topluluklar çok uzaktan Stonehenge’e geliyorlardı. Av mevsimlerinde burada toplanıyorlardı. Dev sarsen taşların altında yapılan kazılarda kurt, kuzgun, tilki, bizon, orog kemikleri bulundu. Arkeologlar burada toplanan Britonlar’ın burayı seçmesinin en önemli nedenlerinden birinin nesli tükenmiş vahşi bir bufalo olan orog avı olduğunu düşünüyorlar.

Stonehenge’de kullanılan tarih öncesi ev tipi

Stonehenge’in çevresinde 410 adet mezar bulunmuş. Bazı iskeletlerden infazlar olduğu anlaşılmış. Bazı kemiklerde kesik ve ok izleri var. Hem savaşçıların tedavi alanı, hem de infazların yapıldığı bir alan olduğu tahmin ediliyor. Bazı iskeletler yanmış. Bazı savaşçılar silahlarıyla, özellikle baltalarıyla gömülmüş. Sarsen taşların tapınak dışına bakan taraflarına balta motifleri işlenmiş. Arkeologlar her bir balta motifinin farklı zamanlarda ölen savaşçıları sembolize ettiğini düşünüyorlar. Arkeolojik kazılarda İtalya kökenli yeşim taşı baltalar, Danimarka taşı kolyeler, Yunanistan’ dan mavi boncuklar, balina kemiğinden İskandinav hançerleri ve Gal bakırı bulunmus. Bu buluntular Stonehenge’in geniş bir coğrafyayla ilişkisi olduğunu kanıtlıyor.

Eğer bir gün evrenin dilini tamamen anlarsak, gezegenlerin hareketleri ve güneş tutulmasını öngörebildiğimiz gibi tüm evrenin de sırrını çözebiliriz. Kimbilir belki Stonehenge’de taş devri britonları tarafından bu sırra bir adım daha yaklaşmak için yapılmıştır.

Yorum bırakın