Xian Çin’in ilk başkenti ve dünyanın en eski ticaret yollarından biri olan ipek yolunun başlangıç noktası. Burada Çin’in ilk imparatoru Qin Shi Huang’ın yaptırdığı devasa bir anıt mezar var. Günümüze kadar kazılmamış olan imparatorun mezarının doğu kısmında imparator Qin Shi Huang’ı ölümünden sonra korumakla görevli 8000 terracotta askeri bulunuyor. Qin Shi Huang M.Ö 246 yılında tahta çıkmış. 56 Kilometrekarelik alandaki mezar ve askerlerin yapımına aynı yıl başlanmış. Mezar ve terracotta askerlerinin yapımı otuz yedi yıl sürmüş.

Terracotta askerleri 2200 yıl toprak altında kalmış. 1974 Yılında bölgede su kuyusu açmaya çalışan çiftçilerce tesadüfen bulunmuş. Dört arkeolojik alanda toplam 8000 asker, 150 savaş arabası, 520 at heykeli ortaya çıkarılmış. Heykeller imparatorun mezarının 1.6 km yakınında savaş düzeninde yerleştirilmiş. Bu savaşçı heykelleri gerçek boyutta ve baştan aşağı silahlı olarak yapılmış. Askerler dünyanın sekizinci harikası olarak adlandırılmış. Detaylarda inanılmaz mükemmellik göze çarpıyor. Piyade birlikleri, süvari birlikleri, savaş arabaları, okçular var. Terracotta ordusu içinde askerler dışında devlet adamları, müzisyenler, akrobatlar, bilginler, katipler, kuşlar, atlar ve köpekler de bulunuyor. Terracotta ordusu bulunana kadar sadece masallarda geçen Qin shi Huang’ın yenilmez ordusu tüm gerçekliğiyle ortaya çıkarılmış.

Devasa anıt mezarın ve terracotta askerlerinin yapımında 750 bin kişi çalışmış. Yapılan kazılarda üç ana çukur temel alınmış. Ancak İmparatorun mezar alanında 600’ün üzerinde arkeolojik kazı çukuru var. Birinci ana çukurda 1100 terracotta askeri tespit edilip sergilenmiş. İkinci ve üçüncü çukurda toplam binin üzerinde asker var. Kazılarda askerlerle beraber binlerce kılıç, mızrak, yay ve yaklaşık 41 bin civarında bronz ok ucu bulunmuş. Yapılan çalışmalarda kesici silahların da bu mezar için, yani terracotta askerleri için yapıldığı anlaşılmış. Silahlar daha önce herhangi bir savaşta kullanılmamışlar.

İmparator askerlerini, devlet adamlarını ve güvenilir hizmetkarlarını yanında öteki dünyaya götürmek istemiş. O zamanki Çin inanışına göre öteki dünyada bu dünyanın nimetlerinden yararlanmak mümkünmüş. Bu nedenle İmparator kendine mezar değil, öteki dünya için bir saray ve askeri garnizon yaptırmış. Hatta İmparator Qin shi Huang’ın ölünce rahatça gezmesi için mezara 2 savaş arabası bile yerleştirilmiş. Dörder atın çektiği arabalar altın ile süslenmiş. Tüm bunlar imparatorun keyfi için yapılmış. Çin inanışına göre imparatorun düşmanları öteki dünyada intikam için çabalayacaklardı. Qin Shi Huang’ın sadık askerleri onu öteki dünyada da koruyacaklardı.

Her bir heykel ortalama 210 kg ağırlığında. El kol ve başlar kalıpta yapılmış. Eklemler vücuda farklı şekillerde bağlanmış. Heykeller özel fırınlarda pişirilmiş. Her askerin kendine has saç sitili ve kendine has yüzü var. Yine her askerin farklı bıyık ve sakalları var. Askerlerin kimi beyaz, kimi buğday, kimi de esmer tenli. Herbir askerin göz biçimleri ve saç biçimleri farklı. Askerlerin giydiği zırhlar da farklı olup hepsinin kendine has görünüşü var. Örneğin insan kulağı parmak izi gibidir. Askerlerin kulakları benzer görünmekle beraber her biri birbirinden farklıdır. Terracotta askerleri Çin savaş düzeninde dizilmişler ve doğudan gelecek düşmanı beklemektedirler. Sırasıyla merkezde mızraklı piyadeler, arkalarında savaş arabaları, okçular ve süvariler yer alır.

Yenilmez savaşçılarıyla düşmanlarını yenip Çin’in ilk imparatoru ve Qin Hanedanı’nın kurucusu olan Qin Shi Huang Çinlileri tek bir yasa altında birleştirmiş. Çin seddinin temellerini atmış. Ülkeyi yollar ve kanallarla birleştirmiş. Ortak para ve ölçü birimlerinin kullanılmasını sağlamış. Hayatı boyunca ölümsüzlüğün sırrını aramış İmparator Qin Shi Huang, nevarki ölümsüz olmak için içtiği civa haplarının etkisiyle ellili yaşlarda vefat etmiş.

